duygusal yoksunluk şeması nasıl tedavi edilir
Anksiyete Tedavisi. Anksiyetenin nedeni fiziksel bir rahatsızlık olduğunda, anksiyete tedavisi bu rahatsızlığı ortadan çıkarmaya yöneliktir. Örneğin, tiroid beziniz aşırı aktifse ve anksiyeteye neden oluyorsa, anksiyete tedavisi cerrahi ve çeşitli tiroid düzenleyici ilaçlar içerebilir. Reçeteli antidepresanlar.
Duyguları kontrol edememek nasıl tedavi edilir? Tedavi, duyguları kontrol edememenin altında yatan nedene bağlıdır. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), diyabetli kişilerin 2 ila 3 kat daha fazla genellikle kan şekeri seviyelerine bağlı ruh hali değişiklikleri ve sinirlilik de dahil olmak üzere depresyon belirtileri
En genel anlamıyla bağımlılık dediğimizde 3 aşamada ilerleyen bir hastalıktan söz etmekteyiz. Bize haz veren madde ya da davranış her neyse onunla ilk temasımız, onu kötüye kullanışımız ve ona karşı geliştirdiğimiz bağımlılık. Bağımlılık açısından riskli süreç aslında kötüye kullanımla birlikte başlar
Duygusalyoksunluk şeması, insanların sahip olduklarını fark etmemelerine rağmen, terapistlerin en çok karşılaştıkları şemadır. Bu şemaya sahip insanlar terapiye çoğunlukla yalnızlık, acı ve üzüntü duygularıyla gelirler; ancak çoğunlukla bu duyguların nedenine dair net fikir taşımazlar.
Nedenini buradan öğrenin. Duygusal yoksunluk birçok hastalığımızın kaynağıdır. Sonuçta, sevmek bizi iyileştirir. Sarılmak bize güvende ve sevildiğimizi hissettirir. Şefkat dolu bir görünüm, ruhumuzu mutlu etmenin bir yoludur. Ancak bir kişi bu tür bir sevgiyi almadığı için gerçekten hasta olabilir mi? Cevap evettir.
Site De Rencontre Au Quebec Canada. Şema Terapi Hangi Durumlarda Kullanılır? Şemalarımızın Temeli Nedir? Şema Modları Nelerdir? Psikolog ve Terapistler ile Terapi Süreci Nasıl İlerler? Şema Terapi bir psikoterapi modelidir. Değiştirilmesi zor olan çocukluk ve ergenlik döneminde beliren psikolojik bozuklukların, açıklanması ve tedavisine ilişkin kuramsal ve uygulamaya yönelik bir modeldir. Şema terapi karakterolojik bozukluk yaşayan kişilik bozuklukları hastalara özgü olan, merkezi çekirdek psikolojik temalara hitap eder. Bu model, özellikle hastanın kişilerarası ilişkilerine vurgu yaparak çocukluktan şu ana kadar olan şemaları izler. Kişiler, şemaya tepki olarak uyumsuz davranışlar geliştirirler. Böylelikle davranışlar, şemalar tarafından güdülenir, fakat şemanın bir parçası değildir. ŞEMALARIMIZIN TEMELİ Şemaların temeli çekirdek duygusal ihtiyaçlardan oluşmaktadır. Temel görüş, şemaların çocukluktaki çekirdek duygusal ihtiyaçlarının karşılanmamasından kaynaklandığıdır. Psikologlara göre, psikolojik olarak sağlıklı bireyin , çekirdek duygusal ihtiyaçlarını uyumlu şekilde giderebildiğini belirtir. Şema terapinin amacı ise, psikolog ve terapistlerin eşliğinde hastaların çekirdek duygusal ihtiyaçlarını giderebilmeleri için uyumlu yollar bulmalarına yardım etmektir. ÇEKİRDEK DUYGUSAL İHTİYAÇLAR Başkalarına güvenli bağlanma güvenlik, istikrar, bakım ve benimsenme Özerklik, Yetenek, Olumlu kimlik algısı İhtiyaç ve duyguları ifade özgürlüğü Kendiliğindenlik ve rol yapma Akılcı sınırlar ve özdenetim ERKEN DÖNEM YAŞAM DENEYİMLERİ Toksik çocukluk deneyimleri, erken dönem uyumsuz şemaların birincil temelidir. Genellikle çok güçlü olan ve erken dönemde gelişen temalar, çekirdek aile içinde ortaya çıkarlar. Büyük ölçüde çocuğun ailesinin dinamikleri, çocuğun erken dönemdeki dünyasını dinamikleridir. Hastalar erişkinken, erken dönem uyumsuz şemalarını aktive ettikleri durumlarda kendilerini bulduklarında genel deneyimledikleri, aileleri ile ilgili çocukluktan gelen bir dramadır. Arkadaşları, okul, toplumdaki gruplar, çevreleyici kültür gibi diğer etkiler, çocuğun olgunlaşma sırasında gittikçe daha önemli hale gelirler ve şemanın gelişimine neden olabilirler. Şema edinimini besleyen, erken dönem yaşam deneyimlerini 4 tipi şunlardır İlki, ihtiyaçları toksik engellenişidir. Bu, çocuk çok az iyi şey deneyimlediğinde meydana gelir ve erken dönem ortamındaki eksikler nedeniyle Duygusal Yoksunluk ya da Terk Edilme gibi şemalar edinir. Çocuğun çevresinde istikrar, anlayış ve sevgi gibi bazı önemli şeyler kaybolmaktadır. İkinci türü, travmatizasyon ya da kurban olmasıdır. Burda, çocuk zarar görür ve kurban olur, Güvensizlik/Suistimal Edilme, Kusursuzluk/Utanç, Zarar görme karşısında İncinebilirlik gibi şemalar geliştirir. Üçüncü türde, çocuk çok fazla iyi şey deneyimler Ebeveynler, normalde bir çocuk için sağlıklı olandan çok daha fazla şey sağlarlar. Bu yüzden Bağımlılık/Yetersizlik ya da Hak Görme/Büyüklenmecilik gibi şemalar oluşturur. Örneğin çocuğa nadiren kötü davranılır, aksine çocuk şımartılır ve memnun edilir. Özerklik ve gerçekçi sınırlar için, çocuğun çekirdek duygusal ihtiyaçları karşılanmaz. Bu nedenle aileler, çocuğun yaşamına aşırı derecede müdahale edebilir, onu gereğinden fazla koruyabilir ya da çocuğa herhangi bir sınır olmadan aşırı derecede özerklik ve özgürlük verebilirler. Dördüncü türde, seçici içselleştirme ya da önem verdiği kişilerle özdeşleşmedir. Çocuk ailesine düşüncelerini, duygularını, deneyimlerini ve davranışların seçici bir şekilde içselleştirir ve özdeşim kurar. ŞEMA MODLARIMIZ Uygun şekilde giderilemeyen her ihtiyaç, belirli bir şema alanı oluşturur. Jeffrey Young’un yaptığı çalışmalarla şemalar, 18 başlıkla 5 alana toplanmıştır. Bunlar; Ayrılma ve Dışlanma Reddedilme Alanı Güvenli bağlanma ihtiyacının giderilememesiyle ortaya çıkan şemalar daha çok bu alanda belirir. Bu alandaki şemalara sahip olan bireyler, güven, istikrar, huzur, sevgi, paylaşım gibi ihtiyaçlarının giderilmeyeceğini ve şu anda giderilse bile bunun geçici olacağını düşünürler. Bu şemalar çoğunlukla, mesafeli, soğuk, dışlayıcı, dengesiz, güven vermeyen aile ortamlarında oluşurlar. Terk Edilme Şeması Bu şemada temel inanç, birlikte olunan insan tarafından terk edileceği yönündedir. Kuşkuculuk/ kötüye kullanılma Şeması Bu şemada her an, diğer insanlardan zarar görme ihtimali ve kullanılacağı beklentisi mevcuttur. Duygusal Yoksunluk Şeması Kişi duygusal ihtiyaçlarının başkaları tarafından karşılanamayacağı beklentisidir. Kusurluluk/Utanç Şeması Bu şemada kişi içten içe, kendini kusurlu ve eksik hisseder. Sosyal İzolasyon Şeması Bu şema insana kendini diğer insanlardan farklı ve ayrı grupların dışına itilmiş hissettirir. Zedelenmiş Özgürlük Bozulmuş Özerklik ve İş Yapma Becerisi Alanı Bu alan, zorluklarla aktif mücadele etmek, iş başarmak, tek başına kalmak, sevilen birisinden ayrı kalmak, bağımsız çalışma gibi alanlarda yetersizlik inanç ve tutumlarla karakterizedir. Aile kökeninde, küçük düşürücü, yetersiz hissettirici, bağımlılığa teşvik edici, aşırı koruyucu tutumları vardır. Bağımlılık/Yetersizlik Şeması Kişi günlük hayatını yardım ve destek olmadan yürütemeyeceği inancındadır. Önemli kararlar almakta ciddi sorunlar yaşar. Alacağı kararın ya da yapacağı şeyin yanlış olduğunu düşüncesindedir. Çaresizlik duygusu yoğun yaşanır. Dayanıksızlık Şeması Kişinin her an başına bir felaket gelecek korkusu vardır. Yapışıklık Şeması Kişi, bir ya da daha fazla kişiye duygusal anlamda aşırı bağlılık hisseder. Kendini o veya onlardan ayrı tek başına bir birey olarak düşünemez. Başarısızlık Şeması Kişi kendinin başarısız olduğuna ve başarısız olacağına duyduğu inançtır. Zedelenmiş/Zayıf Sınırlar Alanı Bu alanda şemalar, gerçekçi hedeflerin ve kendini kontrol etme ihtiyacının giderilememesiyle oluşur. Bu alandaki şemalar, kişisel sınırları, kişisel sorumlulukları ve uzun soluklu davranışları sürdürmedeki yetersizliklerle ilgilidir. Bu şema grubundaki kişiler başkalarının hakkına saygı duymada, iş birliği yapmada ve kişisel amaç oluşturmada zorlanırlar. Bu şemaların aile bireylerinde, aşırı hoş görülü davranışlar ve şımartıcı tutumlar sergilenmesi; çocuğa yaşına uygun sorumluluklar yüklememesi, üstünlük hissi yaratacak tavırların takınılmasıdır. Haklılık/Görkemlilik Şeması Kişi kendini daima haklı görür. Empatiden yoksundur. Kendilerini ayrıcalıklı hissederler. Güç ve yetki kazanmaya; üstünlük sağlamaya aşırı bir odaklanma görülebilir. Yetersiz Öz Denetim Şeması Disiplin sağlayamama ve hedef oluşturamama söz konusudur. Kişi, sorumluluklarından, acılarından yüzleşmekten kaçınır. Başkaları Yönelimlilik Alanı Gereksinim ve duyguların ifade ihtiyacının giderilememesiyle oluşan şemalardır. Temel özelliği, kişinin kendi ihtiyaçlarının giderilmemesine rağmen, olumsuz tepkilerden kaçınmak için karşı tarafın istekleri, duyguları ve beklentileri üzerinde aşırı odaklanmasıdır. Bu şemadaki insanlar genellikle kendi öfke ve isteklerinin farkında olmazlar. Tipik aile kökenlerinde, ilgi, sevgi ve onaylanmanın şarta bağlı olduğu eğilimler görülür. Bu ailelerde ebeveynin ya da bakım veren bireyin istekleri her zaman çocuğunkilerden önde olmuştur. Boyun Eğicilik /Geri Çekilme Şeması Kişi belli başlı korkularından ötürü kararı ve kontrolü başkasına bırakma zorunluluğu hisseder. Amacı ise; öfkeden, karşıt tepki almaktan veya terk edilmekten kaçınmaktır. Kendini Feda Etme Şeması Kişi, kendi memnuniyeti pahasına da olsa başkalarının ihtiyaçlarını öncelik vermesi; başkalarının ihtiyaçlarını giderebilmek için aşırı çaba sarf etmesidir. Onay Arayıcılık Şeması Kişi kararlarını başkalarına göre verir. Başkalarının ilgi ve onayını kazanmaya olan hassasiyeti oldukça fazladır. Bu kişiler ortama uygun davranmaya oldukça dikkat ederler. Aşırı Duyarlılık ve Baskılama Alanı Bu alan kendiliğindenlik ve oyun ihtiyacının giderilememesi ile oluşan şemaları kapsar. Bu alanda, kişinin duyguları ve dürtüleri üzerinde aşırı bir denetim vardır. Buradaki amacı, yanlış yapmaktan kaçınmak ve beklentileri yerine getirebilmektir. Mutlu olmak, kendini ifade etmek, rahatlamak çok önemli değildir. Bu şemanın aile bireyleri mükemmeliyetçi ve baskıcıdır. Karamsarlık /Hataya Katlanamama Şeması Hayatın kötüye gideceğine dair bir tutumu vardır. Hayatın olumlu yönlerini görmezden gelerek, olumsuzlukları üzerinde yoğunlaşır. Duyguları Bastırma Şeması Utanmaktan, kontrolsüz davranmaktan ve kaybetmekten korkar, kabul görmemekten, dürtülerini kontrol edememekten kaçınarak duyguları bastırmaya çalışır. Yüksek Acımasız Standartlar/Aşırı Eleştirellik Şeması Davranışlarda ve iş başarmada mükemmele ulaşma isteği söz konusudur. Ancak buradaki mükemmellik asla gerçekleştirilemeyecek bir hedef olmaktadır. Cezalandırıcılık Acımasızlık Şeması Bu şema yapılan hiçbir yanlışın cezasız kalmaması gerektiği şeklindedir. ŞEMA TERAPİ HANGİ DURUMLARDA KULLANILMALIDIR? Problemin devamlı ve uzun soluklu olması Problemin, belli belirsiz ancak devamlı olması Uzun soluklu ilişki problemlerinin olması ; Aşırı kaçınmacı olmak Katı düşüncelerin bulunması Alanlarında eğitimli psikolog ve terapistler şema modlarınızı belirleyerek üzerine çalışacaktır.
ŞEMA TERAPİ NEDİR? Jeffrey ve çalışma arkadaşları tarafından ortaya çıkarılan Şema Terapi; geleneksel Bilişsel- Davranışçı Terapi sisteminin önemli derecede genişletilmiş hali olmakla birlikte; kişiler-arası ve yaşantısal tekniklerin de eklenmesiyle bütünleyici terapi sistemi özelliğine sahip olmuştur Şema terapinin etkilendiği diğer terapi sistemleri; * Bağlanma terapisi * Gestalt terapi * Nesne ilişkileri terapisi * Yapısalcı ve Psikanalitik terapi ŞEMA TERAPİ HANGİ RAHATSIZLIKLARDA İŞLEVSELDİR? Tedavi edilmesi zor olan Borderline Sınır Kişilik Bozukluğu ve Narsisistik Kişilik Bozuklukları gibi kronik karakterolojik problemler yaşayan hastaları tedavi etmek için geliştirilmiş bir terapi sistemidir. Hollanda da yapılan araştırmalara göre Şema terapinin bu tür hastalarda iyileştirme oranı %66 klinik iyileşme iken; bu alanda çalışan diğer terapi sistemi olan Transferans odaklı Psikoterapinin klinik iyileştirme oranı % 46 dır Ayrıca şema terapi bize ; Kronikleşmiş psikolojik sorunların, karakterolojik yönlerini rahatsızlıkların kökenlerini tedavi etmek için tasarlanmıştır.. ör; majör depresyon, panik atak, okb .. “Şema terapi; kronik depresyon, anksiyete, yeme bozuklukları, çetrefilli eş ilişkisi sorunları, doyumlu yakın ilişkiyi sürdürmede uzun süreli sıkıntıların tedavisinde faydalı olduğu kanıtlanmıştır” Young, 2019 “Şema terapi, kriminal suçlarda yardımcı ve madde kullanımına geri dönülmesinde de önleyici olmuştur” Young 2019 Ayrıca Şema Terapi kişisel gelişim için de bize yardımcı olmaktadır. Bunlardan kısaca bahsetmemiz gerekirse; Hayır diyebilme Diyeti devam ettirebilme, öz disiplin sağlayabilme Diğer kişilerle sağlıklı iletişim kurup, sürdürebilme Kendiyle ilgili karar verebilme Aşırı fedakârlıklarda bulunmadan kendi haklarını da koruyabilme Boyun eğmeden kendi hakkını savunabilme Empati kurabilme Erteleme alışkanlığına dur demek için Ortama adapte olabilme, grup içinde kendini izole etmeden yer edinebilme Kusurluluk duygusuyla savaşabilme Duygularını bastırmadan sağlıklı bir şekilde dile getirebilmede Başarısızlık korkusuyla savaşabilme vb. Şema terapi semptom odaklı değil kaynak odaklı bir terapi sistemidir. Sorunun nedenlerini, geçmiş yaşantılarla ve gelecek kaygılarıyla birleştirerek şemalar üzerinden çalışır. Ve böylece daha kalıcı bir etki sağlar. Şema terapiyle tedavi edilmeyen durumlar Akut ve büyük bir sorunlarda uygulanmaz şema terapi, tam gelişmiş rahatsızlıklarda uygulanır ör; anksiyete Psikozlar şizofreni ve manik dönemindeki ataklarda Ağır eksen 1 bozuklukları örneğin intihar aşamasındaki majör depresyonda ilk müdahale terapi değil ilaç tedavisidir. Terapiye uygun hale gelince terapi uygulanır Ağır madde kullanımı kişinin kendi öz farkındalığında olmadığı hallerde Sorunun duruma ait olduğu şemaya ait olmadığı durumlarda. ŞEMALAR NASIL OLUŞURLAR? Yapılan araştırmalarca psikolojik ve psikiyatrik kökenli rahatsızlıkların temelinde 18 ana düşünce ve duygunun olduğu bulunmuştur. Şema terapi bu 18 kök düşünce ve duyguya Erken Dönem Uyumsuz Şemalar’ adını vermiştir. Biz kısaca her bir yapıya Şema’ diyoruz. Şema terapi bu kök düşünceleri derinlemesine çalışarak ortaya çıkan rahatsızlığın giderilmesinde ve yinelenmesinde büyük oranda yardımcı olan bir terapi sistemidir. Peki, bu yaşamımızın erken dönemlerinde ortaya çıkan ve tüm hayatımızı etkileyen yapılar nasıl oluşurlar? Yaşamın erken döneminde ortaya çıkan bu şemaların oluşum nedenlerine bakıldığında 3 ayrı neden bulunmuştur. 1. Çocukluk ihtiyaçlarının sevgi, adalet, güven ve saygı yeterince giderilmemiş olması ya da çok aşırı karşılanmış olması. 2. Mizaç farklılıkları da şemaların gelişiminde ihtiyaçların karşılanıp karşılanmaması kadar önemlidir. 9 farklı ana mizaç, 27 farklı alt tipten oluşur. Ve her mizacı etkisi altına alan farklı yoğunlukta duygu, düşünce ve davranış yapıları mevcuttur. Çocukluk ihtiyaçlarının yeterince karşılanması bile kişi tarafından mizaç etkisiyle yeterince ihtiyacın doyurulmamış olduğu hissine neden olabilir. 3. İçinde yaşanılan toplumun özellikleri Bazı düşünce, duygu ve davranışlar içinde bulunduğu toplumda toplumsal özellik gösterir ve normal kabul edilirler. Ör; bizim toplumumuzda fedakâr bir evlat, toplumca alkışlanır ve aferin alır. Bu da Fedakârlık Şemasının gelişimine ortam hazırlayabilir. ÇOCUKLUK İHTİYAÇLARINA BAĞLI GELİŞEN ŞEMALAR Son zamanlarda kabul görmüş olan 4 temel çocukluk ihtiyacımızın yeteri kadar karşılanmaması sonucunda zihnimiz bu ihtiyaçlarımızı giderebilmek için başa çıkma yolları yani, şemalar geliştirir. İlk zamanlarda bu başa çıkmalar ruhun gelişimi için faydalı olup ruhu korusa da ilerleyen zamanlarda ruhsal problemlerin oluşması için köken oluştururlar. Karşılanmamış çocukluk ihtiyaçları ve onların sonucunda gelişen şemalar şöyledir 1. Sevgi ve Aidiyet İhtiyacının yeterince karşılanmadığı durumlarda; duygusal yoksunluk, duyguları bastırma, kusurluluk ve sosyal izolasyon şemaları. 2. Saygı ihtiyacının yeterince karşılanmamış olması; başarısızlık, içiçelik, boyun eğicilik, bağımlılık şeması. 3. Özgürlük ihtiyacının yeterince karşılanmamış olmasında; yetersiz özdenetim, haklılık şemaları 4. Adalet ihtiyacının yeterince karşılanmadığı zaman ; karamsarlık, terk edilme, kuşkuculuk, dayanıksızlık evham şemaları ve yüksek standartlar, cezalandırıcılık, fedakârlık vicdan şemaları oluşur. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Birisi, dikkat ve şefkat görmediği için gerçekten hasta olabilir mi? Cevap evettir. Nedenini buradan yoksunluk birçok hastalığımızın kaynağıdır. Sonuçta, sevmek bizi iyileştirir. Sarılmak bize güvende ve sevildiğimizi hissettirir. Şefkat dolu bir görünüm, ruhumuzu mutlu etmenin bir bir kişi bu tür bir sevgiyi almadığı için gerçekten hasta olabilir mi? Cevap evettir. İnsanlar sosyal ve duygusaldırlar. Hayatta kalabilmek ve bir grubun parçası olarak kendimizi doğrulamak için duygusal bağlara ihtiyacımız gün etkileşimlerimiz bencillik, soğukluk, aldatma veya güvensizlik özelliklerine sahipse, bu benlik saygısını etkiler. Sonra, yavaş ve aşağıya doğru bir tahribata düşeriz. Kendimizden şüpheleniriz. Örneğin, kendimize şunu soruyoruz “hatırlanmaya veya saygı görmeye layık mıyım?”.Bu tür düşünce bizi savunmasız bir duruma düşürür. Savunmalarımız düşer, bağışıklık sistemimiz zayıflar ve depresyonun korkulu gölgesi yazımızda, bu önemli konuyu derinlemesine incelemek ve insanoğlunun duygusal sağlığına odaklanmak yoksunluk kişiliğimizdeki boşluklarTüm hayatımız boyunca bize güçlü olmamız, hatta çocukluk ve ergenlik dönemlerinde daha da güçlü olmamız öğretilir. Fakat, duygusal güç kavramını yanlış anlayan aileler vardır. Şunları hatırlayın Bazıları bunu “zayıflık” olarak görse de, bir çocuk sarılmaktan, öpücükten veya şefkatten yoksun olarak, güçlü olamaz. Duygularını bastırması öğretilen bir genç güçlü bir yetişkin olamaz. Benzer şekilde, ağlarken “yalnızca çocuklar ağlar” diye eleştirildiklerinde ya da “yetişkin olmak demek, sorunlarını kimsenin yardımını istemeden kendi başına çözmek demektir” gibi düşüncelerle, güçlü olmayacaklardır. Bu eğitimsel yaklaşım zararlı ve tehlikelidir. Sevdiklerinden şefkat görmeden büyüyen bir çocuk, dünyanın, kendisini savunması gerektiği düşmanca bir yer olduğunu düşünmeye başlar. Er ya da geç, bu çocuk düşmanlaşabilir veya öfke sorunları gelişebilir. Aynı şekilde, gençler empati ve yakınlığı tecrübe etmezse, dünyadan kopuk kalırlar. Kendilerini kendi evrenlerine kilitlemek için duygusal duvarlar inşa edeceklerdir. Bu son derece zararlı ve sorunludur. Sürekli olarak dünyanın geri kalanına kendini kapatan insanlar, yeme bozukluklarına sahip olur, uyuşturucuya başlayabilir ve kötü arkadaşları hayatında tutmaya devam edebilir vs. Diğer bir yandan, duygusal yoksunluk belirtileri ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar. Hayatımızda, belirli güçlerimizin yüzeye çıktığı anlar vardır. Bu genellikle, bizim için önemli olan insanlar tarafından, psikolojide “negatif vuruşlar” olarak bilinen şey uygulanırsa aşağıda daha fazla bilgi yoksunluk dil ile iletilirBazen, bir kelime, bir darbeden veya vücudumuza aldığımız fiziksel bir etkiden daha fazla acıtmaktadır. Dil; sağlıklı, onurlu ve mutlu bağlar kurmak için duyguların ve etkileşimlerin iletilmesi için güçlü bir yoldur. Şunları hatırlayın Sevdiklerimizin bizimle bağırarak veya sürekli olarak olumsuz iletişim kurmaları durumunda, sonuçları olan duygusal acılar yaşarız. Saygılı, pozitif ve anlamlı kelimelere ek olarak, anlaşıldığımızı ve duyulduğumuzu bilme ihtiyacı hissederiz. Bir mesajın iletilmesi, iletişimin tek parçası değildir. Ayrıca, karşılıklı olarak aktif, empatik ve yapıcı dinleme uygulamak gerekir. Şefkat işaretleri olmayan bir ilişki samimi değildirGünlük ilgiyi veya şefkatin basit, küçük fakat güçlü görünümlerini içermeyen bir sevgi giderek yok olur. Öyle ya da böyle, tam anlamıyla tatmin edici bir ilişki bir ilişki sadece birlikte vakit geçirmek ve aynı alanları, sorumlulukları ya da yatağı paylaşmak anlamına gelmez. Esas, gerçek bir bağ oluşturmak için ilişkide bulunan küçük şeylere dikkat etmek dolu bir bakış, beklenmedik bir ilgi, sarılmak ve karşılıklı yakınlık arayışı bizi mutlu ve güvende yoksunluk sağlığımızı etkileyebilirTuhaf gelebilir ama hayatımızda sarılmamaya alıştığımız zamanlar vardır. Öpülmemeye, ilgi gösterilmemeye ve pozitif ifadelerin olmamasına iyi olduğumuzu ve ilişkimizin son kullanma tarihinin geçtiğini söyleriz. Hatta kendimize, çocuklarımızın bu şeyler için çok büyüdüğünü bile bu doğru olmayabilir. Duygusal olarak boş bir yaşama alışmak gerçekten yaşamak değildir. Böyle bir hayat depresyona yol açabilir, çünkü bu şekilde boş, bitkin, yalnız ve değersiz hiçbir zaman unutmayın ki, tam anlamıyla yaşamak için ruhlarımızın şefkate, duygusal ilgiye ve olumlu sözlere ihtiyacı vardır. Bunları hep çekebilir ...
Kusurluluk/ utanç şemasına defectiveness/ shame schema sahipseniz kendinizi bir şekilde kusurlu, hatalı, kötü, istenmeyen, kalitesiz, değersiz, sevimsiz, aşağı veya sevilmez vb. olarak algılarsınız. Buna paralel olarak da kendinizle ilgili hissettiğiniz kronik duygu utanç olur. Yani kendinizden utanırsınız. Kusurluluk algınızın dayanağı -ki, bu dayanak gerçekçi değildir- çok değişken olabilir. Bazı kusurlarınız açık bencil olmak; öfkeli dürtülere veya kabul edilmez cinsel arzulara sahip olmak vb. bazıları ise gizli beğenilmeyecek fiziksel görünüş, sosyal beceriksizlik olabilir. Kusurlu hissettiğiniz durumlar arasında şunlar yer alabilir çok öfkeli, çok sıkıcı, çok yoksun, çok beceriksiz, çok tembel, çok huysuz, çok şişman, çok zayıf, çok uzun, çok kısa, çok garip, çok güçsüz, çok budala vb. olarak algılayabilirsiniz kendinizi mesela. Kabul edilemez cinsel ya da saldırgan tutkulara sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz. Kusurluluğunuzu varoluşsal bir durum olarak algılarsınız. Yani, yaptıklarınızdan dolayı değil, kusurlu olduğunuz için kusurlusunuzdur size göre. Dolayısıyla aksi ispatlansa bile siz kendinizi kusurlu olarak algılama eğiliminde olursunuz. Başkaları tarafından kabul edilmemeye, beğenilmeye, suçlanmaya aşırı duyarlısınızdır; çünkü kabul edilmemek, beğenilmemek, suçlanmak sizin için bir felakettir. Başkaları yanında aşırı utangaç davranırsınız; çünkü kendinizi sürekli başkalarıyla karşılaştırabilirisiniz. Kendinizi yakın ilişkilerinizde ya da daha geniş sosyal dünyada ya da her ikisinde kusurlu hissedebilirsiniz. Kusurluluk/ utanç şemasına sahipseniz nasıl davranırsınız? Kusurluluk şemasında kendinizi sürekli kusurlu hissettirecek durumlar yaratabilir, kendinizi kusurlu hissettirecek durumlardan kaçınmak için aşırı çaba sarf edebilir ya da kusursuzluk peşinde aşırı uğraş verebilirsiniz. Bu yollar çok farklı gibi görünse de en temeldeki kusurluluk algınızı güçlendirmek gibi ortak bir paydaya sahiptirler. Kusurluluk şemasına sahipseniz genelde kendinizi değersizleştirirdeğersiz hissettirecek tutumlar sergilersiniz ya da başkalarının sizi değersizleştiren tutumlarına müsaade edebilirsiniz. Başkalarının size kötü davranmalarına ya da sizi suistimal etmelerine izin verebilirsiniz. Reddedilmeye ve eleştirilmeye aşırı hassasiyet beslersiniz. İçten içe problemleriniz için başkalarını suçlarsınız. Genelde içe kapanık olursunuz. Başkalarıyla kendinizi çokça kıyaslarsınız. Genelde eleştirel ve reddedici partnerler seçebilirsiniz. Sizi değerli bulanları ise siz beğenmeyebilirsiniz. Bu durumda sizin için şu cümle çok tanıdık olabilir benim gibi birini beğenen birinin nesini beğeneyim ki! Kendinizi, kusursuz olduklarını düşündüğünüz ya da sizin kusurlarınızı fark edeceğini düşündüğünüzinsanlar yanında rahatsız hissedersiniz. Yakın ilişkilerden ya da sosyal ortamlardan kaçınabilirsiniz. Çünkü insanların sizdeki kusurları fark edebileceğine inanırsınız. Gittiğiniz bir toplantıda, insanların çirkinliğinizi fark etmemesi için tenha bir yerde oturmayı seçebilirsiniz. Kusurluluk şemanızla başa çıkmak için madde bağımlılığı ya da yeme bozukluğuna yol açabilecek tutumlar sergileyebilirsiniz. Kendinizi kusurlu hissettiğiniz alanlarda kıskanç ya da rekabetçi olabilirsiniz. Bazen bireyler arası ilişkileri yukarı-aşağı dansı olarak algılarsınız. Yani ya siz daha mükemmelsiniz ya onlar. Kusurluluğun karşı kutbu olan mükemmellik için aşırı uğraş verebilirsiniz. Çok güzel/yakışıklı, zeki, başarılı, karizmatik vb. olmak için aşırı çaba sarf etmenize rağmen kendinizi iyi hissetmeniz fazla uzun sürmeyebilir. İyi görünmek için ayna karşısında çok uzun zaman harcayabilir, çok güzel konuşabilmek için olağan üstü emek harcayabilirsiniz. Kendinizi en mükemmel hissedebileceğiniz gruplar içinde yer almaya çabalayabilirsiniz. Sizden daha başarısız, daha çirkin kişilerle arkadaşlık kurarsınız. Kusurluluk/ utanç şemanızın kökeninde neler olabilir? Kusurluluk Şemasına sahipseniz çocukken kendinizi sevmenizde ve değerli hissetmenizde bir sorun olabilir. Aşağılayıcı aile tutumları, ileri derecede soğuk ve dışlayan aile ortamlarına maruz kalmış olabilirsiniz. Şu tür yaşantılar sizin için söz konusu olabilir Ailenizde biri size karşı aşırı eleştirel, aşağılayıcı, ve cezalandırıcı olmuş olabilir. Birileriaile, arkadaş, öğretmen vb tarafından sürekli görünüşünüz, davranışınız ve söyledikleriniz için eleştirildiniz veya cezalandırıldınız. Bir ebeveyniniz tarafından hayal kırıklığı, hata ya da yanlış bir şeymişsiniz gibi hissettirilmiş olabilirsiniz. Bir ya da her iki ebeveyniniz tarafından reddedilmiş ya da sevilmemiş olabilirsiniz. Bir aile ferdi tarafından cinsel, fiziksel, ya da duygusal olarak taciz edilmiş olabilirsiniz. Ailede ters giden şeyler için genelde siz suçlanmış olabilirsiniz. Ebeveynleriniz size sürekli kötü, değersiz, işe yaramaz olduğunuzu söylemiş olabilir. Sürekli diğer kardeşlerinizle haksız şekilde karşılaştırıldınız, tercih edilen genelde onlar oldu. Ebeveynlerinizden biri evi terk etmiş ve siz bu durumu kendi hatanız olarak algılamış olabilirsiniz. Kusurluluk şeması ilişkinizi nasıl etkiler? Şema Kimyası kavramı, şemalartemel ruhsal yapılanmaların kendilerini sürdürücü özelliklerinin ilişkilerimize yansımasını ifade eder. Buna göre şemamıza uygun olan kişiler hayatımıza olumsuz etki etse bile bize daha çekici gelebilirler. Buna göre ya şemamıza uygun kişileri hayatımıza alıyor ya da ilişkimizde şemamıza uygun davranışlar sergiliyoruz. Kusurluluk/Utanç Şemasına sahipseniz ilişkilerinizle ilgili şu tür yaşantılarınız olabilir Eşiniz size karşı fiziksel ve duygusal olarak tacizkar olabilir. Sizi aşağılayabilir ya da size saldırganca davranabilir. Eşiniz çok çekici ve istenilen bir kişi olabilir. Sizinle istediğiniz şekilde ilgilenmeyeceğini bile bile ona vurulmuş olabilirsiniz. Onun yanında kendinizi ikinci planda ya da eksik hissedebilirsiniz. Eşinizle birlikteyken kendinizi aşağılık hisseder ya da aşağılık hissettirecek şekilde davranabilirsiniz. Eşiniz sizi pek de yakından tanımak istemiyor ya da size yakın davranmıyor olabilir. Onu hep uzak ya da soğuk olarak algılıyorsunuz. Eşiniz sizinle düzenli zaman geçiremiyor. Evli ya da aynı zamanda birden fazla kişiyle flört ediyor; başka bir şehirde yaşıyor olabilir. Eşinizi aşırı kıskanır ve sahiplenirsiniz. Sürekli kendinizi başkaları ile karşılaştırır, kıskanç ve yetersiz hissedersiniz. Eşinizin size değer verdiğine dair sürekli onay ihtiyacı duyar ve bunu beklersiniz. Eşinizin sizi eleştirmesine, aşağılamasına, ya da kötü davranmasına izin verebilirsiniz. Geçerli eleştiriyi kabullenmekte zorlanırsınız. Çocuğunuz varsa onlara karşı aşırı eleştirel olabilirsiniz. Elde ettiğiniz başarıları sahiplenemez, başarılı olduğunuzda kendinizi bir sahtekar gibi hissedebilirsiniz. Başarınızı sürdüremeyeceksiniz diye aşırı kaygı duyabilirsiniz. Kariyerinizdeki gerilemelerde ya da ilişkilerinizdeki reddedilmelerde ümitsiz ve aşırı depresif olabilirsiniz. Eşiniz gerçekten sevdiğiniz, saygı duyduğunuz birisi değil; onu kendinizden aşağıda görüyorsunuz. İnsanlar onu size yakıştıramıyorlardır. Eşiniz tarafından kendinizi kabul edilmiş ve beğenilmiş hissettiğinizde onun hakkında çok eleştirel olursunuz, ve romantik hisleriniz kaybolur. Ardından ona karşı aşağılayıcı ve eleştirel davranabilirsiniz. Eşiniz sizi gerçekten tanıdığını hissetmeyecek şekilde gerçek kimliğinizi saklarsınız. Ona karşı soğuk davranabilirsiniz. Topluluk içinde konuşurken aşırı gergin olabilirsiniz. Bu şema sosyal anksiyete bozukluğu ve sunum zorluklarında öneli bir yer oynar. Kusurluluk Şemasına sahipseniz flört etmek ya da bir ilişki yaşamaktan tamamen kaçınıyor olabilirsiniz. Karşı cinsi zararlı ya da ilişkiyi gereksiz olarak algılayabilirsiniz. Yalnızlık size daha çekici gibi gelebilir. Kusurluluk şemasında nasıl tedavi edilir? Şema terapide temel amaç öz saygınızın yükselmesini sağlamak ve kendinizle ilgili algınızı gerçekçi bir duruma getirmektir. Terapi sürecinde, bir insan olarak sevgi ve saygıyı herkes kadar hak ettiğinizi görmeye çalışırsınız. Şema terapiyle birlikte kendinizi başkalarının yanında daha rahat hissedebilirsiniz. İnsanlarla ilişki kurmak size zor gelse de bundan kaçınmazsınız. Olumsuz duygularla karşı karşıya kalmayı göze alabilirsiniz. Diğer insanlara karşı bakışınız daha gerçekçi olmaya başlar. Onların sürekli sizinle ilgili olumsuz düşüncelere sahip olduklarına dair inancınızı test etmeye çalışırsınız. Kendinizi diğer insanlara gerçekçi oranda açabilir ve başkalarının da kendilerini size açmalarına müsaade edersiniz. Başkalarının yanında yapamadığınız şeyleriyemek yemek, oturmak, konuşmak vb. yapmaya çalışırsınız. Genel olarak sosyal ortamların tehlikeli olduğuna dair inançlarınızı test edersiniz. Kendinizi aşağılık ve kusurlu hissettirecek tutumlardan uzak durmayı becerebilirsiniz artık.
Şema Terapi; hayata karşı duruşumuzu yorumumuzu şemalarımız belirler, olaylara ve insanlara kendi şemalarımız doğrultusunda müdahale eder ve tepki veririz. Şema terapi ile var olan şemalarımızı tekrar gözden geçirmek, şemalarımızı güncel zamana uygun hale getirmek hedeflenir. Bazen şemalarımızı farketmek bile iyi gelir. Böylece yaşanan zorluklara karşı daha mücadeleci ve daha güçlü bir birey olabiliriz. Şema terapi, Jeffrey E. Young tarafından bilişsel terapi yaklaşımının içerisinden geliştirilmiş olan bir psikoterapi yöntemidir. Şema terapi, değiştirilmesi çok zor kökenleri çocukluk ve ergenlik dönemine uzanan psikolojik sorunların tedavi edilmesi için tasarlanmıştır. Bu terapi yöntemi bilişsel davranışçı, yaşantıya dayalı ve bireyler arası teknikleri birleştiren, bütünleştirici bir yaklaşıma sahiptir. Şema terapi, temelde kişilik bozukluklarının tedavi edilmesi amacı ile geliştirilmiş bir psikoterapi yöntemidir. Şema terapi, hem bir teori hem de bir terapi yöntemidir. Teori şeklindeki şema modeli, psikolojik sorunların neden kaynaklandığını ve nasıl geliştiğini açıklamakta, tedavi şeklindeki şema modeli ise bu açıklamaya ek olarak bu sorunların nasıl tedavi edileceği ile ilgili bir yol göstermektedir. Şema Nedir? Bireyler doğduklarında bilgilerden, inançlardan tamamen yoksun bir biçimdedir yani zihinleri boş bir deftere benzemektedir. Bilgi edinme potansiyeline sahip bireyler, yaşandıkları ile bilgi edinirler ve inançlar ve tutumlar geliştirirler. Bireylerin yaşadıkları ile boş defterlerine yazdıkları bilgileri “şema” kelimesi ile ifade edebilmek mümkündür. Yani bir bebeğin doğduğunda annesini görmesi ve tanıması ile oluşan bilgi “anne şeması”, suyu gördüğünde ve tattığında edindiği bilgiyle oluşan bilgi “su şeması” şeklinde ifade edilebilir. Şemalar her yeni bilgiyle oluştuğu için zihin sayısız şemayı içerisinde barındırmaktadır. Şemalar bir kere oluşturulduktan sonra, bireylerin hayatı boyunca olayları, durumları, nesneleri anlamlandırmak için kullanacağı araçlar olacaktır. Bir kere suyu “su şeması” olarak kodlandıran birey, ileriki yaşlarında bunun üzerine düşünmeyecek ve kendiliğinden anlamlandıracaktır. Şema Terapi Nedir? Şemaların zaman içerisinde giderek koşulsuz kabul edilen yargılar haline gelmesi, değiştirilmesini oldukça zor bir hale getirmektedir. Şemalar pozitif özelliklere sahip olabileceği gibi, negatif ve uyumsuz özellikte şemalarında varlığından söz etmek mümkündür. Negatif şemaların değiştirilmesi zor, koşulsuz kabul edilen bilgiler olması, bu şemaların sorunların temelini oluşturmasına yol açmaktadır. Şema terapi, bireylerin herhangi bir konuda geliştirmiş olduğu olumsuz şemaları konu edinen bir terapi yöntemidir. Şema Terapi Açısından Psikolojik Problemlerin Oluşumu Şema terapi, edinilen değiştirilmesi zor, koşulsuz bilgilerin şema olarak adlandırıldığı ve bu şemalardan olumsuz ve uyumsuz olanları konu edinen bir psikoterapi yöntemidir. Şema terapi yöntemine göre, uyumsuz şemalar bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılanamaması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Şema terapi yöntemine göre, çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanamayan temel ihtiyaçlar psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Uyumsuz şemaların ve bihayateinde psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olan temel ihtiyaçlar ise şöyledir; İhtiyaçları, duygu ve düşünceleri ifade edebilme özgürlüğü Hareket özgürlüğü, yeterlilik ve olumlu kimlik algısı Öz denetim ve gerçekçi limitler Güvenli bir şekilde bağlanma Bakım, kabul edilme, güvenlik, stabilite Kendiliğindenlik ve oyun Bireyler temel ihtiyaçlarının karşılanmasına, özlerinin ortaya çıkartılabilmesi ve kendilerini gerçekleştirebilmeleri açısından ihtiyaç duyarlar. Karşılanmayan temel ihtiyaçlar, ileriki dönemlerde farklı farklı ve kendine özgün özellikleri olan problem alanlarına/ şema alanları oluşmasına neden olmaktadır. Temel ihtiyaçların karşılanamaması sonucu ortaya çıkan problem alanları/ şema alanları üç yol ile oluşmaktadır. İhtiyaçların aşırı ve yara verici şekilde engellenmesi Her insanın ihtiyaç duyduğu şeyler bazen karşılanamayabilir. Bireyler ihtiyaçları karşılanmadığı zamanlarda bu durumu tolere etmeye çalışırlar. Ancak bazı temel ihtiyaçlar, tolere edilemeyecek düzeyde karşılanmayabilir. Bu temel ihtiyaçlar, barınma, beslenme gibi genellikle doğumdan itibaren ebeveynlerin karşılaması gereken ihtiyaçlardır. Kötü davranılma ve mağdur konumuna düşürülme Bazı durumlarda problem alanları/şema alanlarının oluşmasına neden olan yollar, bireylerin başına gelen travmatik olaylar sonucunda, kötü bir duruma düşmesi veya başkaları tarafından düşürülmesi ile olmaktadır. Bu durumlara örnek olarak taciz gibi insanlar tarafından gerçekleştirilen veya doğal afetler gibi doğal yollar sonucunda ortaya çıkan travmatik olaylardan bahsedilebilir. Olumlu ve iyi şeylerin aşırı verilmesi Bazı durumlarda aşırı düzeylerde iyi şeylerin bireylere verilmesi ve sınırların olması yarardan çok zarar getirmektedir. Şema Alanları Ve Şemalar Bireylerin temel ihtiyaçları karşılanmadığında, uyumsuz şema alanlarının oluşmasına neden olmaktadır. Bu şema alanlarını keskin çizgilerle birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ancak, şemaları genelleme yaparak alanlar ve başlıklar halinde ayırabilmek mümkündür. Şemalarla ilgili araştırmalar yapan Jeffrey Young, şema alanlarını 5’e ayırmış ve şemaları 18 başlık altında toplamıştır. Buy alanlar ve başlıklar şöyledir; Ayrılma ve Dışlanma Alanı Şema alanlarından biri olan ayrılma ve dışlanma alanında bulunan şemalar, güven ve sevgi gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması sonucunda oluşmuşlardır. Bu şemalara sahip kişiler, genellikle daha mesafeli, sevginin az gösterildiği veya hiç gösterilmediği, güven duygusunun az olduğu ailelerde yetişmiş ve zaman geçtikçe bu güven ve sevgi bağını tam olarak oluşturamamış kişilerdir. Bu alan içerisindeki şemalar şöyledir; Terk edilme şemasıTerk edilme şemasının altında yatan düşünce, bireyin sevdiği kişi tarafından terk edileceğidir. Terk etme şekli, ölüm, kazak veya ayrılma gibi nedenler olabilir. Bireyler sebep ne olursa olsun terk edileceklerini düşünürler ve bu sebeple birlikte oldukları kişilere, sevdiklerine güvenmezler. Duygusal yoksunluk şeması Duygusal yoksunluk şemasında bireyler, sevdikleri kişiler tarafından sevilme, ilgilenilme gibi ihtiyaçların karşılanmayacağını düşünürler. Bu şemada düşünülen şey, sevilen, birlikte olunan kişinin ilgi göstermeyeceği, kişinin sorunlarına karşı duyarsız kalacağı, dinlemeyeceği, yanında olmayacağıdır. Bu kişi, sevgili veya ailenin bir derdi de olabilir. Kuşkuculuk şeması Kuşkuculuk şemasına sahip bireyler, insanlara kuşku ile yaklaşarak her an onlardan zarar görebileceklerini düşünürler. Bu şemaya sahip kişiler, insanlar tarafından aldatılma, kandırılma, suiistimal edilme, aşağılanma/küçümsenme gibi davranışlara maruz kalacaklarını düşünürler. Kusurluluk/utanç şeması Kusurluluk şemasına sahip kişiler kendilerinin kusurlu olduklarını düşünürler. Bu kusur, fiziksel olabileceği gibi bencillik, kıskançlık gibi duygusal ve kişilik anlamında da olabilir. Bireyler, kusurlarından dolayı, toplum içerisinde kendilerini rahatsız hissederler. Sosyal izolasyon şeması Sosyal izolasyon şemasına sahip bireyler, kendilerini sosyal ortamdan, çevredeki insanlardan uzak, toplumun bir parçası değilmiş gibi hissederler. Zedelenmiş Özgürlük Zedelenmiş özgürlük alanında, bireyler zorluklarda mücadele etme, tek başlarına işlerin altından kalkma ve yalnız kalma gibi durumlarda başarısızdırlar. Zedelenmiş özgürlük alanı, bireylerin aileleri tarafından yetersiz hissettirildiği, küçük düşürüldüğü, bağımsızlığının engellendiği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Zedelenmiş özgürlük alanında bulunan şemalar ise şöyledir; Bağımlılık şeması Bağımlılık şemasına sahip bireyler, tek başlarına bir şeyleri yapmakta zorlanırlar, hayatlarını idame edemezler. Hayatlarını etkileyecek bir karar almaları gerektiğin veya harekete geçmeleri gereken bir durumda kararsız kalırlar. Bu kararsızlık ufak durumlarda bile kendini gösterebilir. Bağımlılık şemasına sahip bireyler, bazı durumlarda ne yemek yiyeceklerine bile kendileri karar veremezler. Yapışıklık şeması Yapışıklık şemasına sahip bireyler bir veya birden fazla kişiye karşı yoğun ve aşırı düzeyde bir bağlılık hissederler. Atacakları her adımı bağlılık hissettikleri kişi/kişileri düşünerek atarlar. Yapışıklık şemasına sahip bireyler bireysel olarak düşünemez ve hareket edemezler. Başarısızlık şeması Başarısızlık şemasına sahip bireyler, yaptıkları her şeyde başarısız olduklarına ve bu başarısızlık durumunun devam edeceğine inanırlar. Bireyler, başarısız olduklarına kendilerini o denli inandırırlar ki, başarılı olabilecekleri işlerden dahi bu düşünce nedeniyle uzak dururlar. Dayanıksızlık şeması Dayanıksızlık şemasına sahip bireyler, başlarına her an kötü bir şey geleceğini düşünürler. Bu şemaya sahip bireyler kötü şeylerin gerçekleşme ihtimaline karşı her zaman tetiktedirler. Zedelenmiş/Zayıf Sınırlar Alanı Zedelenmiş/zayıf sınırlar alanına sahip bireyler, sorumluluklarını yerine getirmede, başladıkları bir işi bitirmede, kişisel sınırları belirlemede, başkaları ile işbirliği içerisinde hareket etmede zorluk yaşarlar. Bu şemaya sahip bireyler, her istediğini yapan, aşırı hoşgörülü, çocuklara sorumluluk yüklemekten kaçınan ebeveynlere sahiptirler. Zedelenmiş/zayıf sınırlar alanı içerisindeki sınırlar ise şöyledir; Yetersiz öz denetim şeması Yetersiz öz denetim şemasına sahip bireyler, kişisel hedef belirleme ve bu hedeflere ulaşma için gerekli olan şeyleri yapma konusunda bir kaçınma hali içerisindedirler. Bu alan sahip kişiler sıkıntılarla yüzleşmekten, sorumluluk almaktan, huzursuz bir ortama düşmekten, sorunları çözmekten kaçınırlar. Haklılık/görkemlilik şeması Haklılık/görkemlilik şemasına sahip kişiler, devamlı olarak kendilerini halı ve üstün görürler. Haksız bir durumda olduklarında dahi, kendilerini haklı görerek, haklı çıkarmak için uğraşırlar. Bu şemaya sahip bireyler, karşılarındaki kişiler ile empati yapamazlar. Kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bu kişiler, karşılarındaki kişi ile rekabet içerisinde girebilir ve baskı uygulayabilirler. Başkaları Yönelimlilik Alanı Başkaları yönelimlilik alanı, bireylerin duygularını ifade edememe ihtiyaçlarının karşılanmaması sonucunda oluşmuştur. Bu şema alanında bireyler kendi ihtiyaçları karşılanmadığı halde, karşılarındaki kişilerin ihtiyaçlarını, isteklerini karşılamak ve onlardan onay almak için yoğun çaba sarf ederler. Bu alana sahip kişilerin aileleri, genellikle ilgiyi ve sevgiyi bir koşula bağlı olarak sunan ve kendi isteklerini çocuğunkinden üstün tutan ailelerdir. Başkaları yönelimlilik alanındaki şemalar şöyledir; Boyun eğicilik şeması Boğun eğicilik şemasına sahip bireyler, kendi hayatları üzerindeki denetimi başkalarına bırakmaya mecbur hissetmektedir. Denetimi başkalarına bırakmadıkları zaman, terk edileceklerini, sevilmeyeceklerini düşünürler ve karşılaşacakları öfkeden, tepkiden kaçınırlar. Bu şemaya sahip bireyler, kendi ihtiyaçlarını başkalarının ihtiyaçlarından daha değersiz ve önemsiz görmektedir. Bu şemanın oluşmasında ailesi tarafından şartlı bir şekilde ilgi görmesi, ebeveynlerin kararları çocuğu bırakmak yerine kendilerinin alması, ebeveynlerinin isteklerini çocuğunkinden önde tutması gibi durumlar etkilidir. Onay arama şeması Onay arama şemasına sahip bireyler, başkaları kendileri hakkında ne düşündüğüne aşırı derecede önem verirler. Bu kişiler için, en önemli şey başkalarının gözünde nasıl göründüğü ve takdir kazanıp kazanmadıklarıdır. Onay arama şemasına sahip kişiler hayatlarını etkileyecek önemli bir kararı alırken dahi başkalarının isteklerini ve ne düşüneceklerini dikkate alarak karar verirler. Örneğin çocuklar, üniversiteye gidecekleri zaman anne-babalarının memnun olacakları bir bölümü kendi istedikleri bölüme tercih ederler. Kendini feda etme şeması Kendini feda etme şemasına sahip bireyler, başkalarının ihtiyaçlarını aşırı derecede önemserler ve bu ihtiyaçları karşılayabilmekte için aşırı derecede çaba harcarlar. Bu aşırı çabanın nedeni ise, bencil biri olmaktan kaçınmak, başka insanlara sıkıntı vermek yerine onların sıkıntılarına çözüm getiren bir kişi olmak olarak özetlenebilir. Bu kişiler, diğer kişilerin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önünde tuttukları ve karşılamaya çalıştıkları için bazı durumlarda bu duruma tepki olarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıkları kişiye sinirlenebilirler. Aşırı duyarlılık ve baskılama alanı Aşırı duyarlılık ve baskılama alanında bireylerin çocukluk dönemlerinde oyun ihtiyacı karşılanmamış ve birey sürekli olarak denetim altında tutulmuştur. Baskıcı ve mükemmeliyetçi ailelerde büyüyen çocuklarda görülen bu alanda, çocuk yanlış yapmaktan kaçınmakta ve kendisinden tam olarak ne istendiyse ve beklendiyse onu yerine getirmektedir. Aşırı duyarlılık ve baskılama alanına ait şemalar ise şu şekildedir; Duyguları bastırma/aşırı sorumluluk şeması Duyguları bastırma/ aşırı sorumluluk şemasına sahip bireyler doğal davranışlarını ve kontrol etmekte zorlanılan dürtüleri dahi baskı altında tutarlar. Davranışlarını ve dürtülerini kontrol altında tutmalarının amacı, eleştiri almaktan, çevreleri tarafından kabul görmemekten, yanlış yapmaktan ve yanlış anlaşılmaktan kaygı duymalarıdır. Bu kişiler, duygu ve düşünceleri üzerine aşırı bir denetime sahiptir ve ancak bu şekilde güvende olacaklarını düşünürler. Karamsarlık/hataya katlanamama şeması Karamsarlık şemasına sahip bireyler, hayatın olumlu yanlarından çok olumsuz yanları üzerinde sürurlar ve her şeyim kötüye gideceğini düşünürler. Sürekli olarak karamsar bir yapıda olan bu bireyler, olaylara karşı daha kadercidir ve olumsuzlukları çabuk kabullenirler. Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştirellik Şeması Yüksek standartlar şemasına sahip bireyler, yaptıkları he işte mükemmele ulaşmayı hedeflerler ancak burada bahsedilen mükemmelliğe asla ulaşamazlar. Çünkü mükemmellik algıları sürekli olarak değişir ve hedefleri sürekli olarak bir üst seviyeye taşınır. Asla başarılı olamadıklarını düşünen bu bireyler, sürekli olarak çalışırlar ve başarmak zorundaymış gibi hissederler. Mükemmele ulaşma hedeflerine takılan bu kişiler dinlenme ve eğlenme ile zaman kaybetmek istemezler. Cezalandırma Şeması Cezalandırma şemasına sahip bireyler, yapılan hataları tolere edemezler. Hata yapan kişinin kendileri veya başkaları olması önemli değildir, yapılan hataların cezalandırılması gerekmektedir. Şema ile Başa Çıkma Biçimleri Şema terapi, bireylerin olumsuz şemalar ile başa çıkma yöntemleri üzerinde çalışarak bu yöntemleri düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması olumsuz şemaların oluşmasına neden olmaktadır. Bireyler bu olumsuz şemalarla baş edebilmek adına kendilerince yöntemler, davranışlar geliştirirler. Geliştirilen bu başa çıkma davranışı şema terapinin en temel unsurlarını oluşturmaktadır. Bireylerin olumsuz şemalar ile başa çıkma teknikleri 3 farklı grup altında toplayabilmek mümkündür. Şema teslimi Şema teslimi, bireylerin olumsuz şemalara uygun ve bu şemaları kuvvetlendirecek şekilde hareket etmesi şeklinde açıklanabilir. Burada bireyler olumsuz şemalarından en istemedikleri şeyi yaparlar. Örneğin, mükemmeliyetçi birinin sürekli hatalı iş yapan biri ile birlikte olması, eleştiriye kapalı bir kişinin kendisini sürekli eleştiren kişiler ile arkadaşlık kurması Şema kaçınması Şema kaçınmasında, bireyler şemalardan ve şema dolayısıyla ortaya çıkmış olumsuz duygu ve düşüncelerden kurtulma yöntemidir. Örneğin, hata yapmaktan korkan birinin hata yapacağını düşündüğü konudan uzaklaşması, kaçınması gibi. Şema kaçınması şeklinde başa çıkma yönteminde bireylerin göstermiş oldukları tepkiler ise şöyledir; Üzüntü ve sıkıntıyı yok saymak, kendini avutmak, anıların üzerini örtmek ve bastırmak, psikosomatizm, uzaklaşma/sosyal ortamlardan çekilmek, mantık ile hareket etmek, çocuk dönemini idealize etmek, işkolik olmak, örke duygusunu bastırmak, madde ve alkol kullanmak Şema aşırı telafisi Şema aşırı telafisinde, bireyler şemaların tam tersinde davranışlar gösterirler ve bunu devam ettirebilmek için çaba harcarlar. Örneğin, duygu yoksunluğu şemasına sahip ve çevresindeki kişiler tarafından sevilmediğini düşünen bireyler, çevrelerindeki kişilerden ilgi ve sevgi beklerler ve bunu talep ederler. Bu talep çevrelerindeki kişiler üzerinde ters tepebilir ve uzaklaşmalarına neden olabilir. Şema aşırı telefisin de bireylerin uyguladıkları davranış şekilleri ise şöyledir; onay beklentisi ve isteği, pozitif düşünme, titizliğe özen gösterme, özgürlüğe düşkünlük, baskın olma, dik başlılık, mesafeli yaklaşım, bencillik, saldırgan tavırlar Şema terapi, bireylerin yaşadıkları psikolojik sorunların altında yatan, karşılanmamış ihtiyaçlarının ne olduğunu ve bu ihtiyaçları temsil eden şemaların ne olduğunu belirlemeyi ve bu sorunlara karşı baş etme yöntemlerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Terapi sonrasında, bireylerin uyumsuz şemalar ile nasıl baş edeceğini öğrenmiş olması amaçlanmaktadır. Şema terapi, doğumdan itibaren ihtiyaçlarını karşılanmaması sonucunda uyumsuz şemalar geliştiren ve bu uyumsuz şemalar sonucunda psikolojik olarak rahatsızlıklar yaşayan kişilere uygulanmaktadır. Şema terapi, psikoloji ve psikoterapi yöntemleri üzerine eğitim görmüş, şema terapi konusunda eğitim alarak uzmanlaşmış kişiler tarafından uygulanmaktadır? Şema terapi, depresyon, kaygı bozuklukları, çocukluk travmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar, madde kullanımı, yeme bozuklukları, ikili ilişkilerde ortaya çıkan sorunların tedavisinde kullanılmaktadır. Şema terapi, bireylerin psikolojik durumlarına ve bu durumlarından altında yatan nedenlere bağlı olarak değişim göstermektedir. Uyumsuz şemaların çok sayıda olması ve baş etme yöntemini bulmanın zaman alması otomatik olarak terapi süresini de uzatmaktadır. Terapist, terapi sürecinin gidişatına göre bir süre belirlemektedir.
duygusal yoksunluk şeması nasıl tedavi edilir